Fenerbahçe Beko, THY EuroLeague’in 37. haftasında sahasında konuk ettiği İspanyol devi Real Madrid’e büyük çekişmeye sahne olan maçın sonucunda 74-69 mağlup oldu. Sarı lacivertlilerin son çeyrekteki düşüşü mağlubiyeti getirdi.
Fenerbahçe Beko ve Real Madrid arasında nefes kesen taktik savaşı
Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki en prestijli organizasyonu olan THY EuroLeague’in 37. haftası, basketbolseverleri ekran başına kilitleyen dev bir karşılaşmaya sahne oldu. Temsilcimiz Fenerbahçe Beko, Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nun kapalı gişe atmosferinde, İspanya’nın güçlü temsilcisi Real Madrid‘i konuk etti. Alman hakem Lottermoser, Letonyalı Olegs Latisevs ve Polonyalı Marcin Kowalski üçlüsünün yönettiği müsabaka, her iki takımın da taktiksel sınırlarını zorladığı, liderlik ve sıralama açısından büyük önem taşıyan bir satranç maçına dönüştü. Karşılaşmaya seyircisinin de yoğun desteğiyle oldukça tempolu başlayan sarı lacivertliler, ilk periyodu 21-19 önde tamamlayarak parkeye ne kadar motive çıktığını gösterdi. Ancak Avrupa’nın en tecrübeli kadrolarından birine sahip olan İspanyol ekibi, ikinci çeyrekte savunma sertliğini artırarak soyunma odasına 40-34’lük üstünlükle girmeyi başardı.
Üçüncü çeyrekte Başantrenör Sarunas Jasikevicius’un soyunma odasındaki taktiksel dokunuşları ve ateşleyici motivasyonuyla adeta küllerinden doğan Fenerbahçe Beko, taraftarının da desteğini arkasına alarak rüzgarı tersine çevirdi. Hem hücumda topu daha iyi paylaşan hem de savunmada boyalı alanı rakibine kapatan temsilcimiz, final periyoduna 58-54 önde girerek galibiyet umutlarını yeşertti. Fakat maçın karar çeyreğinde Sergio Scariolo yönetimindeki konuk ekip, oyun aklını sahaya yansıtarak kritik anlarda hata yapmayan taraf oldu. Hücumda kilitlenen ve skor üretmekte zorlanan sarı lacivertliler, son çeyrekte rakibinin pota altı dominasyonuna engel olamayınca parkeden 74-69’luk acı bir mağlubiyetle ayrılmak zorunda kaldı.
Sarı lacivertli ekipte Boston Jr. ve Melli’nin çabaları yetersiz kaldı
Bireysel performansların takım oyununa entegrasyonu açısından incelendiğinde, Fenerbahçe Beko cephesinde öne çıkan isimlerin çabası galibiyet için yeterli olmadı. Takımın hücumdaki en önemli silahlarından biri olan Boston Jr., rakip potaya bıraktığı 21 sayıyla maçın en skorer ismi unvanını alarak sahanın yıldızlarından biri oldu. Özellikle maçın kırılma anlarında aldığı sorumlulukla takımını maçın içinde tutmaya çalışan Boston Jr.’a, pota altındaki tecrübesiyle Melli 15 sayılık kritik bir katkı sağladı. Takımın yeni transferlerinden Tucker 11 sayı, Baldwin ise 10 sayıyla çift haneli skor üreten diğer oyuncular oldular. Ancak rotasyondan gelen katkının son derece sınırlı kalması, özellikle maçın fiziksel temasın zirveye çıktığı son bölümlerinde temsilcimizin yorgunluk belirtileri göstermesine neden oldu.
Sarı lacivertlilerin hücum organizasyonlarında yaşadığı tıkanıklık, Tarık Biberovic (1 sayı), Hall (3 sayı) ve Colson gibi isimlerden beklenen skor katkısının alınamamasıyla daha da belirginleşti. EuroLeague seviyesindeki zorluk derecesi yüksek maçlarda, geniş bir rotasyon katkısı ve yedek kulübesinden gelen oyuncuların oyunun gidişatını değiştirmesi hayati bir önem taşımaktadır. Fenerbahçe Beko, ribaunt savaşlarında ve savunma rotasyonlarında zaman zaman aksayarak Real Madrid’in tecrübeli kısalarının yarattığı boşlukları kapatmakta gecikti. Jasikevicius’un öğrencileri, üçüncü çeyrekteki muazzam geri dönüşü son on dakikaya yayamamanın faturasını, kendi sahalarında aldıkları bu kritik yenilgiyle ödedi.
İspanyol temsilcisi Real Madrid tecrübesiyle son çeyrekte maçı kopardı
Karşılaşmadan galip ayrılan Real Madrid ise, kadrosundaki tecrübe faktörünü maçın en kritik anlarında nasıl devreye sokması gerektiğini bir kez daha kanıtladı. Üçüncü çeyreğin sonunda geriye düşmelerine rağmen oyun disiplininden kopmayan İspanyol ekibi, son çeyrekte adeta bir savunma kliniği sergiledi. Arjantinli oyun kurucu Facundo Campazzo, attığı 15 sayının yanı sıra hücumdaki orkestra şefi rolüyle takımının ritmini belirleyen ana unsur oldu. Pota altının tartışmasız hakimi Walter Tavares’in 12 sayılık katkısı ve savunmadaki caydırıcılığı, Fenerbahçe’nin boyalı alana girişlerini büyük ölçüde engelledi. Trey Lyles’ın da 12 sayıyla çift hanelere ulaşması, Madrid ekibinin hücum zenginliğini ortaya koydu.
Tecrübeli başantrenör Sergio Scariolo’nun kenar yönetimi, özellikle son çeyrekte yapılan doğru oyuncu değişiklikleri ve set oyunlarıyla maçın kaderini tayin etti. Mario Hezonja’nın (9 sayı) kritik anlarda bulduğu isabetler ve Maledon’un (7 sayı) oyunun sıkıştığı anlardaki bireysel yaratıcılığı, Real Madrid’in İstanbul deplasmanından altın değerinde bir galibiyet çıkarmasını sağladı. EuroLeague normal sezonunun 37. haftasında alınan bu sonuç, play-off eşleşmeleri öncesinde sıralamadaki yerini sağlamlaştırmak isteyen İspanyol ekibi için büyük bir moral kaynağı olurken, Fenerbahçe Beko’nun ev sahibi avantajı hedeflerine ağır bir darbe indirmiş oldu.
