Gençlerin yeşil sahalara erişimini artırmayı hedefleyen FIFA Arena projesinin Türkiye etabı törenle açıldı. Deprem bölgeleri dahil birçok ilde hayata geçirilen tesisler, Türk futbolunun geleceğine yönelik büyük bir temel atıyor.
Türk futbolunda altyapı devrimi ve yeni yeteneklerin keşfi
Futbol, sadece profesyonel arenada oynanan bir oyun olmanın çok ötesinde, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini destekleyen, onları takım ruhuyla tanıştıran evrensel bir kültürdür. Bu kültürün tabana yayılması ve her çocuğun eşit şartlarda spora erişebilmesi, uluslararası futbol otoritelerinin en temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Çocukların sahalara ulaşımını kolaylaştırmak ve güvenli alanlarda spor yapmalarını sağlamak için hayata geçirilen FIFA Arena projesinin Türkiye etabının resmi açılışı, Türk futbolunun geleceği adına tarihi bir dönüm noktası olarak kaydedilmiştir. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun katılımıyla gerçekleşen bu özel açılış, sadece fiziksel bir tesisin değil, aynı zamanda yarının futbol yıldızlarını yetiştirecek devasa bir spor ekosisteminin de temellerinin atıldığını müjdelemektedir. Bu tür projeler, çocukların erken yaşta topla buluşmasını sağlayarak, temel motor becerilerinin gelişmesine ve futbolun taktiksel doğasını küçük yaşlardan itibaren içselleştirmelerine olanak tanımaktadır.
Uluslararası standartlarda tasarlanan FIFA Arena projesi kapsamında çocukların sahalara ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Türkiye’de bugüne kadar başta depremden etkilenen bölgeler olmak üzere 11 adet saha tamamlanarak genç sporseverlerin hizmetine sunulmuştur. Riva’daki Spor Toto Teşkilatı Ortaokulu’nda bitirilen 9. sahanın açılışı, spor dünyasının en tepe yöneticilerini bir araya getirmiştir. Törene Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, FIFA Başkanı Gianni Infantino, FIFA Üye Federasyonlar Direktörü Elkhan Mammadov, FIFA Küresel Futbol Gelişim Direktörü Arsene Wenger, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Eski TFF Başkanları Şenes Erzik, Mehmet Büyükekşi, Nihat Özdemir, Yıldırım Demirören, Servet Yardımcı ile çok sayıda davetlinin katılımıyla yapıldı. Özellikle Arsenal efsanesi ve genç yetenekleri keşfetmedeki ustalığıyla bilinen Arsene Wenger’in Küresel Futbol Gelişim Direktörü sıfatıyla bu törende yer alması, tesislerin altyapı eğitimi açısından ne denli ciddiye alındığının en büyük göstergesidir.
Küresel futbol gelişim vizyonu ve hedeflenen tesisleşme
Dünya futbolunu yöneten kurumların vizyonu, futbolun sadece Avrupa ve Güney Amerika’nın elit ligleriyle sınırlı kalmayıp, tüm kıtalara homojen bir şekilde yayılmasını sağlamaktır. 2025 yılında bu projeyi başlatan FIFA, dünya genelinde 100 ülkede 2031 yılına kadar en az bin sahayı hizmete sunmayı hedefleyerek tarihindeki en büyük taban futbolu (grassroots) hareketlerinden birine imza atmaktadır. Türkiye’de de ilk etapta 60 sahanın tamamlanarak gençlerin spora erişiminin kolaylaştırılması planlanıyor. spor tesisleri inşasının bu denli geniş bir coğrafyaya yayılması, sokak futbolu kültürünün modern ve güvenli alanlara taşınmasını sağlamaktadır. Sokakta öğrenilen doğaçlama futbol yeteneklerinin, nizami sahalarda disiplinli bir eğitime dönüşmesi, modern futbolun talep ettiği atletik ve teknik kapasitesi yüksek oyuncuların yetişmesi için zorunlu bir evredir.
Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, bu tesislerin potansiyelini en üst düzeye çıkaracak ana unsurdur. Altyapı antrenörlerinin gözetiminde bu sahalarda top koşturacak binlerce çocuk arasından, gelecekte milli formayı terletecek yeni Arda Güler’ler, Hakan Çalhanoğlu’lar veya Kenan Yıldız’lar çıkması hedeflenmektedir. Altyapıya yapılan her bir yatırım, ilerleyen yıllarda milli takımların havuzunu genişletmekte ve kulüplerin kendi öz kaynaklarından beslenen, aidiyet duygusu yüksek sporculara sahip olmasını garantilemektedir. Futbolun evrensel dili, bu mini sahalarda konuşulacak ve çocukların spor ahlakıyla büyümesine eşsiz bir katkı sunacaktır.
Dünya Kupası coşkusu ve sporda artan ulusal başarı grafiği
Türkiye’nin spor alanında son dönemde yakaladığı ivme, hem tesisleşme hem de sportif başarılar bağlamında uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmektedir. Açılış töreninde bu heyecanı ve gururu paylaşan Bakan Bak, milli takımın tarihi başarısına vurgu yapmıştır. Güzel bir proje için bir arada olduklarını aktararak sözlerine başlayan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Bugün gururluyuz. Gençler burada. Dünya Kupası maçlarını bekliyoruz. Maçların saatleri biraz kötü ama inşallah hepiniz maçları takip edeceksiniz. Hep beraber hazırız. 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılan milli takımımızı tebrik ediyoruz. Gurur duyduk. Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çok yakından takip ediyor. Dün Mersin’deydim. Çukurova Basketbol Takımı, Avrupa Kupası’nı kazandı. Servet Tazegül Spor Salonu’nda 8 bin seyirci vardı. Basketbol Gelişim Merkezi’nde de pek çok başarıya imza attık. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş statlarında, Olimpiyat Stadyumu’nda pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdik. Futbolu seven bir ülkeyiz. Güzel bir proje ‘FIFA Arena.’ Deprem bölgesinde yapılan 8 saha var. Türkiye’de sayı 60. Bulunduğumuz okul, bakanlığımıza bağlı Spor Toto Teşkilatı tarafından yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 3 bin 984 halı saha yapıldı. Yapımı devam eden 850 saha var. Cumhurbaşkanımızın talimatı okul bahçelerine, mahallelere spor tesisi yapacaksınız. Dünya çapında FIFA tarafından bine yakın tesis yapılacak. Türkiye’de futbola hizmet eden bütün başkanlarımıza teşekkür ediyoruz. Hepsinin bir katkısı var. Çok şanslıyız. Sporu, futbolu iyi bilen, bütün maçları, branşları takip eden bir cumhurbaşkanımız var. Hep beraber Amerika’da gururlanacağız. 24 yıl sonra 2002’de Japonya ve Güney Kore’de düzenlenen kupada yakalanan başarının daha iyisini yapacağız. Montella’ya teşekkür ediyoruz. İtalyanlar bizi destekliyor. Aynı zamanda 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı birlikte organize ediyoruz, beraber çalışıyoruz. Yine bu yıl çok meşgulüz. 2026 Avrupa Ligi finalini yapıyoruz, Beşiktaş Stadyumu’nda. 2027 yılında Konferans Ligi Finali’ni yapacağız. Pek çok uluslararası organizasyonu gerçekleştiren Türkiye var. Milli takımımıza güveniyoruz, başarılar diliyoruz. Biz yolumuza devam edeceğiz, gençlerimize güveniyoruz” açıklamasını yaptı.
Bakanın bu kapsamlı konuşması, Türkiye’nin çok yönlü bir spor ülkesi olma yolunda attığı adımların özetidir. Basketboldan futbola, olimpiyatlardan kıta şampiyonalarına kadar uzanan geniş bir yelpazede inşa edilen spor tesisleri, ülkemizin spor altyapısının artık dünya standartlarında olduğunu kanıtlamaktadır. 2002 yılında kazanılan efsanevi dünya üçüncülüğünün hafızalardaki taze yeri, 24 yıl aradan sonra yeniden bu dev sahnede boy gösterecek olan milli takımımız için en büyük motivasyon kaynağıdır. Kıtaları birleştiren Türkiye’nin, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası gibi devasa organizasyonlara ev sahipliği yapacak olması, ülkedeki futbol tutkusunu ve organizasyon kabiliyetini global vitrine taşıyacaktır.
Uluslararası arenada Türkiye’nin futbol gücü ve tutkusu
Futbol dünyasının bir numaralı ismi olan FIFA Başkanı’nın Türkiye’ye yönelik övgüleri, Türk insanının futbola olan organik bağını ve tutkusunu gözler önüne sermektedir. A Mili Takımı’nın, 2026 Dünya Kupası’na katılmasından dolayı herkesi tebrik ederek sözlerine başlayan Başkan Infantino, “Tüm ülkenizi gururlandırdınız, bu başarıyla aslında tüm dünyadaki futbol seven herkesi sevindirmiş oldunuz. Bu başarınızı görmekten çok mutluluk duydum. Şenes Erzik’e de bir alkış almak istiyorum. Şenes Erzik birçok heyecan verici sayfalar yazmış, Türk futbolunun efsanelerindendir. Ama kendisi aynı zamanda birçok alanda benim mentörüm olmuştur. Kendisiyle çok güzel anılarımız oldu. Aynı zamanda TFF’nin geçmiş başkanlarına da teşekkür ediyorum. Çocuklar, gençler bugün herkes burada. Türk futbol topluluğunun burada olduğunu görmek çok güzel. İbrahim Bey’i de alkışlamalıyız bence. TFF Başkanı olarak Türkiye’yi yeniden Dünya Kupa’sına taşıma başarısı gösterdi. Ben bir İtalyan olarak Vincenzo Montella için de bir alkış göndermek istiyorum. 62 gün kaldı Dünya Kupası’nın başlamasına. Ben artık günleri değil, dakikaları ve saniyeleri sayıyorum. Çok tarihi bir Dünya Kupası olacak. 48 takım mücadele edecek. Şu ana kadar düzenlenen en kapsayıcı Dünya Kupası olacak. Bu tip dünyayı bir araya getiren turnuvalara çok ihtiyacımız var. Eğer ki bir şehir, bir ülke varsa bu kültürü temsil eden, kıtaları temsil eden bir şehir varsa bu İstanbul, ülke varsa Türkiye’dir” diye konuştu.
Infantino’nun 48 takımlı yeni turnuva formatına dikkat çekmesi, futbolun küresel kapsayıcılığının geldiği son noktayı işaret etmektedir. Daha fazla ülkenin, daha fazla kültürün bir araya geleceği bu futbol festivalinde Türkiye’nin yer alması, taktiksel disiplini yüksek ve göze hoş gelen oyun anlayışıyla turnuvaya renk katacaktır. Şenes Erzik gibi Türk futbol tarihine damga vurmuş isimlerin uluslararası düzeyde gördüğü saygı, Türkiye’nin sadece sahada değil, spor diplomasisinde ve yönetim kademelerinde de ne denli güçlü bir aktör olduğunu doğrulamaktadır. Vincenzo Montella yönetimindeki milli takımın yakaladığı jenerasyon uyumu, tecrübeli isimlerle genç yıldız adaylarının harmanlandığı kusursuz bir futbol orkestrasına dönüşmüştür.
Deprem bölgesinde sporun iyileştirici ve birleştirici gücü
Sporun fiziksel faydalarının yanı sıra olağanüstü bir psikolojik sağaltım gücü bulunmaktadır. Özellikle büyük yıkımların ve travmaların ardından futbol, hayata tutunmanın, bir araya gelmenin ve normalleşmenin en güçlü araçlarından biri haline gelmektedir. FIFA Başkanı, Türkiye’de 60 saha açmayı planladıklarını ancak bu sayıyı 100’e de çıkarabileceklerini dile getirdi. Infantino, “Bugün burada bulunmamızın sebebi FIFA Arena projesi çerçevesinde sahamızın alışını gerçekleştirmek. FIFA’nın üyesi olan ülkelerde 100’den fazla saha açmayı istiyoruz. Şu ana kadar Türkiye’de 11 tanesi tamamlandı. Deprem bölgesine ufak da olsa bir katkı yapmayı, oradaki çocuklara bir futbol armağanı verip yüzlerini güldürmeyi amaçladık. Türkiye’de 60 saha planladık ama belki 100 tane de olabilir. Birlikte bunu da başarabiliriz. Eminim ki bu sahaların yapımında bize destek olacak ortakları da bulacağız. En önemlisi buradaki çocuklara bir fırsat tanımış oluyoruz, sağlıklı bir ortamda futbol oynamaları için. Bunun yanında çocuklar okula geldiğinde belki derslerden sıkıldıklarında sahayı görecekler ve mutlu olacaklar. Futbol bizler gibi yetişkinlerin de bir araya geldiği bir yer” dedi.
Bilhassa 6 Şubat depremlerinin etkilediği illerde kurulan sahalar, çocukların yaşadıkları ağır travmaları sahada koşarak, oyun kurarak ve gol sevinci yaşayarak atmalarına yardımcı olmaktadır. Yeşil saha, o çocuklar için sadece bir oyun alanı değil, aynı zamanda umudun ve dayanışmanın simgesidir. Saha kenarında kurulan arkadaşlıklar, takım olmanın getirdiği aidiyet hissi, afet bölgesindeki sosyal dokunun yeniden örülmesinde hayati bir rol oynamaktadır. FIFA Arena projesinin hedeflerinin genişletilerek 100 sahaya çıkarılma ihtimali, sporun bu iyileştirici gücünün daha geniş kitlelere ulaştırılacağının müjdesini vermektedir.
Dünya standartlarında yıldızlar ve uluslararası başarı hayalleri
Futbol, çocuklara idoller sunarak onların hayallerini şekillendiren efsanevi bir yolculuktur. Türkiye’nin yetiştirdiği ve dünya devlerinde forma giyen oyuncular, bu sahalarda top koşturan her çocuk için yaşayan birer motivasyon kaynağıdır. Türkiye’nin, Dünya Kupası’ndaki maçlarını izlemeyi sabırsızlıkla beklediğini de aktaran Gianni Infantino, “Hepimiz hayaller kuruyoruz. Hepimiz futbol yıldızı olmanın hayalini kuruyoruz. Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız, Arda Güler gibi olmak, Dünya Kupası’nda oynamak, hatta kazanmak hepimizin hayali. Tabii ki bir ülke kazanacak Dünya Kupası’nı. Ben size kalpten teşekkür ediyorum. Siz aslında Dünya Kupası’nı her gün kazanıyorsunuz bu çocuklara bu imkanı sunup, yüzlerini güldürerek. Beni burada ağırladığını için tekrar teşekkür ediyorum. Her zaman bana güvenebilirsiniz. Kalbim Türkiye ile atıyor. Sadece çok sevdiğim için değil, bunun başka sebepleri de var. Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki maçlarını sabırsızlıkla bekliyorum. Grup aşamasında 3 maç oynanacak ama eminim ki Türkiye bir sonraki turlarda birçok maç oynayacaktır. Finale gidecek takım 8 maç oynayacak. Umarım çok harika bir etkinlik olacak. 24 yıl sonra Türkiye’nin yeniden Dünya Kupası’na katılmasından da çok mutluluk duyuyorum. Türkiye’nin böyle bir tarihi döneminde FIFA Başkanı olmaktan da mutluluk duyuyorum. Türkiye hep bir futbol ülkesi” cümlelerine yer verdi.
İsimleri zikredilen yıldız oyuncuların Avrupa’nın en prestijli liglerinde Şampiyonlar Ligi seviyesinde gösterdikleri üst düzey performanslar, Türk futbolcusunun teknik kapasitesinin ve oyun zekasının dünya standartlarında olduğunu kanıtlamaktadır. Milli takımımızın, grubundan çıkarak eleme turlarında göstereceği olası başarılar, tüm ülkede adeta bir spor şöleni havası yaratacaktır. Oynanacak her bir maç, sokaklarda, parklarda ve yeni açılan bu spor tesislerinde top oynayan çocukların hayal dünyasında yeni ufuklar açacak, onları spora daha sıkı bağlayacaktır.
Federasyonun vizyonu ve çeyrek asırlık hasretin son bulması
Böylesine devasa organizasyonlara katılım, tesadüfi başarıların değil, köklü bir futbol aklının ve planlı çalışmaların sonucudur. Türk futbolunu yöneten iradenin bu vizyona sahip çıkması, sürdürülebilir başarılar için elzemdir. FIFA’nın dünya genelinde başlattığı FIFA Arena projesinin Türkiye’deki değerli bir halkasının açılışını yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek sözlerine başlayan Başkan Hacıosmanoğlu, “Dünya Kupası’na 24 yıl sonra katılacak olmanın yaşattığı gururla, bu açılışı gerçekleştiriyoruz. Bu anlamlı günde Infantino’yu konuk ediyoruz. 62 gün sonra başlayacak 2026 Dünya Kupası’nda da biz onun misafiri olacağız. Dünya Kupası’nı, başarı çıtamızı daha da yukarı taşımak için fırsat olarak görüyoruz. 2002’de olduğu gibi A Milli Takımımız, bu büyük sahnede bir kez daha tarih yazacaktır” ifadelerini kullandı.
Bu sözler, milli takımın hedeflerinin sadece turnuvaya katılmakla sınırlı kalmadığını, 2002 yılında elde edilen o efsanevi üçüncülük derecesinin üzerine çıkmak gibi büyük bir iddia taşıdığını göstermektedir. Turnuva futbolu, taktiksel esnekliğin, mental dayanıklılığın ve squad mühendisliğinin en üst seviyede test edildiği arenadır. Federasyonun bu kararlı tutumu, teknik heyete ve futbolculara duyulan sonsuz güvenin bir yansıması olup, ülkenin futbol birikimini en doğru stratejilerle sahaya yansıtma kararlılığını ifade etmektedir.
Geleceğin sporcuları için inşa edilen güvenli limanlar
Altyapı yatırımları, uzun vadeli vizyonların ete kemiğe bürünmüş halleridir. Bir spor ülkesi olmak, her mahalleye, her okula sporu ulaştırabilmekle mümkündür. Çocuklar ile gençler adına projeyi hayata geçiren Başkan Infantino’nun şahsında tüm FIFA yönetimine teşekkür eden TFF Başkanı, “Bugün sadece bir futbol sahası açmıyoruz. Hayalleri, umutları ve başarı hikayelerini de yeşertecek bir yuva açıyoruz. Bu ve benzeri yatırımlar, yarının rol modelleri ile yıldızlarının yetişmesi için zemin hazırlayacak. FIFA Arena projesi, geçen yıl FIFA Başkanı Infantino’nun duyurusuyla başladı. Gençlerin spora sürekli ve güvenli erişimini hedefleyen bu girişime şimdiye kadar 100 ülke katıldı. 2031 yılına kadar en az 1000 saha yapımını hedefleyen bu projede yer alan ilk federasyonlardan biri de biz olduk. Ülkemizde 60 FIFA Arena mini sahası yapılacak. Bugüne kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile TOKİ’nin altyapısını inşa ettiği bu sahalardan 11’i tamamlandı. İlk 8 saha, hepimizi derinden yaralayan 6 Şubat depreminden en çok etkilenen illerimizde açıldı. O sahalar, çocuklarımıza spor yapma imkanı sunmanın yanı sıra, gençlerimizin güvenli buluşma noktaları oldu. Travmaların aşılmasına ve yaraların sarılmasına katkı sağladı. Tamamlanan iki sahamızı da kısa sürede gençlerimizin hizmetine sunacağız. Spor ülkesi olma yolunda, bu ve benzeri projelerle gençlerimizin spora erişimini artırmaya, futbolun birleştirici gücünü daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam edeceğiz. Spor Toto Teşkilatı Ortaokulu’nda açtığımız saha, sevgili gençlerimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olsun. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan Bakanımıza, değerli projenin en büyük destekçisi olan ve bugün aramızda bulunan FIFA Başkanı Infantino’ya, ömrünü futbola adamış FIFA Küresel Futbol Gelişim Direktörü Arsene Wenger’e teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Tesisleşme süreçlerinde kamu kurumlarının, TOKİ gibi büyük yapılandırıcı güçlerin devreye girmesi, devletin spor politikalarının ne denli koordineli yürütüldüğünü göstermektedir. Spor okullarında açılan bu sahalar, gençlerin zararlı alışkanlıklardan uzak durarak enerjilerini doğru yöne kanalize etmelerini sağlayan en büyük kalkanlardır. Yarının güçlü Türkiye’si, bu sahalarda ter döken, kaybetmeyi ve kazanmayı centilmence öğrenen, fiziksel ve ruhsal açıdan tam donanımlı yetişen bu gençlerin omuzlarında yükselecektir. Açılışı gerçekleştirilen bu tesis, futbolun sadece bir oyun değil, ülkenin yarınlarına yapılan en kıymetli eğitim yatırımı olduğunun ispatıdır.
